Cüzdanı dolu, kalbi boş o maceracı,
Beş kuruş vermez, yutkunur para hacı.
Bulgar mısın, değil misin, hep aynı tas —
Kıtıbozun rengi yoktur, saf yalandas.
Eline bir lira geçse taş kesilir,
"Öde sen" der, kasasında köşe bilir.
Ne vermek bilir ne şükür, sadece saklar —
Kıtıbozun adı tarihe böyle çıkar!